Kapı açıldığında kadın içeri girdi ve çantasını indirmeden konuştu:
“Adım Burcu. Net konuşayım. Sadece kırk dakikam var. Sonra çıkmam gerekiyor. Kabul ediyorsan kalırım, etmiyorsan şimdi dönerim.”
Kerem şaşırdı. “Neden kırk dakika?” Burcu omuz silkti. “Kişisel. Anlatmayacağım. Karar senin.”
Kerem birkaç saniye düşündü. “Tamam. Kal.”
İkisi de oturdu. Zamanın sınırlı olması her şeyi değiştirdi. Kerem gereksiz laflar etmedi. Burcu da etmedi. Konuşurlarsa kısa konuştular. Çoğunlukla sessiz kaldılar ama sessizlik ağır değildi. Kerem bir ara “Zaman dar olunca insan daha az yalan söylüyor” dedi. Burcu gülümsedi. “Evet.”
Otuz beşinci dakikada Burcu ayağa kalktı. “Ben çıkıyorum.” Kerem de kalktı. “Paramı bırakıyorum.” Burcu aldı, cüzdanına koydu. Kapıya doğru yürürken durdu.
“Bir daha yazarsan… yine kısa süre olabilir. Uzun süre garanti etmem.”
Kapıyı kapattı ve gitti. Kerem salonda yalnız kaldı. Telefonundaki isim duruyordu: Bodrum Escort – Burcu.
O kırk dakika ne uzadı ne de yarım kaldı. Sadece net başladı ve net bitti. Kerem için o yazın en dürüst ve en kısa karşılaşması bu oldu.
Kerem kapıyı açtığında kadın içeri girdi. Adı Deniz’di. Çantasını bırakmadan “Ne yapmamı istersin?” diye sordu.…